Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında 'Parsel parsel sattınız, kutu kutu götürdünüz' şeklindeki bir sosyal medya paylaşımı neden Cumhurbaşkanına hakaret suçu (TCK 299) kapsamında değil, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir? Bu değerlendirmenin hukuki temelini açıklayınız.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, 'Parsel parsel sattınız, kutu kutu götürdünüz' şeklindeki ifadeler, somut bir olgu isnadından ziyade, o dönemde kamuoyunda tartışılan ve yolsuzluk iddialarına gönderme yapan politik bir eleştiri olarak kabul edilmiştir. Bu değerlendirmenin hukuki temeli, Anayasa'nın 26. maddesi ve AİHS'in 10. maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğüdür. Yargıtay, siyasilerin ve kamu gücünü kullananların, sıradan vatandaşlara göre daha ağır eleştirilere katlanmak zorunda olduğunu kabul eden yerleşik içtihadı benimsemiştir. Söz konusu ifadeler, doğrudan kişiliği hedef alan bir sövme veya onur kırıcı bir değer yargısı içermeyip, kamuoyunun ilgisini çeken ve siyasi niteliği olan iddialara ilişkin bir eleştiri niteliği taşıdığı için ifade özgürlüğü sınırları içinde kalmıştır. Bu nedenle, suçun manevi unsuru olan hakaret kastının bulunmadığı ve eylemin hukuka uygunluk nedeni olan eleştiri hakkı kapsamında kaldığı sonucuna varılarak beraat yerine mahkumiyet verilmesi bozma nedeni yapılmıştır.