6706 sayılı Kanun ve SİDAS m. 9 uyarınca 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkesi, iade yargılamaları ve TCK m. 13'ün uygulanması bağlamında nasıl bir çatışma yaratabilir? Bu çatışmayı önlemek için Türk yargı makamlarının nasıl hareket etmesi gerekir?
'Non bis in idem' ilkesi, bir kişinin aynı fiilden dolayı birden fazla kez yargılanmasını veya cezalandırılmasını yasaklar. Bu ilke, hem SİDAS m. 9'da hem de iç hukukumuzda temel bir prensiptir. Bir yabancının, yurtdışında işlediği iddia edilen ve TCK m. 13'teki katalog suçlardan birini oluşturan bir fiil nedeniyle Türkiye'de hem iadesi talep edilebilir hem de TCK m. 13 uyarınca Türk mahkemelerinde yargılanması için dava açılabilir. Bu iki sürecin aynı anda yürütülmesi, 'non bis in idem' ilkesine aykırılık potansiyeli taşır. Türk yargı makamları bu çatışmayı önlemek için bir tercih yapmalıdır: Ya kişi iade edilerek yargılamanın talep eden devlette yapılması sağlanacak ya da iade talebi reddedilerek TCK m. 13 uyarınca yargılama Türkiye'de yapılacaktır. Genellikle, iade talebinin varlığı durumunda, TCK m. 13'e dayalı yargılama için iade sürecinin sonucunun beklenmesi ve iade kararı verilirse Türkiye'deki davanın düşürülmesi, iade reddedilirse Türkiye'deki yargılamaya devam edilmesi gerekir. İki sürecin paralel yürütülüp kişinin hem iadesine karar verilip hem de Türkiye'de mahkum edilmesi bu ilkenin açık ihlali olur.