TCK 299'da tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşumu için 'genel kast' yeterli midir, yoksa failde siyasi bir saik veya Devlet Başkanlığı sıfat ve göreviyle ilgili özel bir kast aranır mı? Yargıtay içtihatlarında bu konu nasıl ele alınmıştır?
Yargıtay içtihatlarında (örneğin Ceza Genel Kurulu 2017/1106 E. ve 2018/62 E. sayılı kararlar) TCK 299'da tanımlanan suçun oluşumu için 'genel kast'ın yeterli olduğu istikrarlı bir şekilde kabul edilmektedir. Bu, failin, söylediği sözün veya gerçekleştirdiği fiilin hakaret niteliğinde olduğunu bilmesi ve bunu isteyerek yapmasının yeterli olduğu anlamına gelir. Failde özel olarak siyasi bir amaç veya Devlet Başkanlığı sıfat ve göreviyle ilgili bir saik (özel kast) aranmaz. Mağdurun Cumhurbaşkanı sıfatını taşıdığının fail tarafından bilinmesi, kastın varlığı için yeterlidir. Suçun işleniş nedeninin siyasi, kişisel veya başka bir sebep olması, suçun manevi unsurunun oluşumunu etkilemez; ancak cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında TCK m. 61 uyarınca dikkate alınabilir.