Yabancı dilde (Arapça) yapılan telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarının delil değeri, YCGK 2016/1174 E. sayılı kararında sanık Muhammed Aslan yönünden nasıl bir hukuki soruna yol açmıştır? Mahkemenin bu tür bir delili hükme esas almadan önce yerine getirmesi gereken usuli yükümlülükler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289275

YCGK 2016/1174 E. sayılı kararında, sanık Muhammed Aslan'ın Arapça yaptığı telefon görüşmelerinin, kimlikleri ve bu dile hakimiyetleri belli olmayan polis memurlarınca Türkçeye çevrilerek tutanağa geçirilmesi, delilin güvenilirliği ve hukuka uygunluğu açısından ciddi bir sorun olarak görülmüştür. Çözümü uzmanlık gerektiren yabancı dildeki bir konuşmanın tercümesi, CMK m. 63 ve ilgili yönetmelikler uyarınca 'bilirkişilik' faaliyeti niteliğindedir. Mahkemenin bu tür bir delili hükme esas alabilmesi için şu usuli yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir: 1) Tercümenin, CMK m. 202 uyarınca il adli yargı adalet komisyonlarınca düzenlenen listede yer alan veya usulüne uygun olarak görevlendirilmiş yeminli bir tercüman-bilirkişi tarafından yapıldığından emin olmalıdır. 2) Eğer bu şekilde bir bilirkişi incelemesi yapılmamışsa, mahkeme re'sen bir bilirkişi görevlendirerek ses kayıtlarının çözümünü ve yeminli tercümesini yaptırmalıdır. 3) Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilerek itiraz hakları kullandırılmalıdır. Kararda, bu usule uyulmadan, kim tarafından ve neye göre yapıldığı belli olmayan bir çevirinin hükme esas alınması 'eksik araştırma' olarak kabul edilmiş ve sanık Muhammed Aslan hakkındaki hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.