Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5170 E. sayılı kararında, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan davada, suçun mağduru olan Cumhurbaşkanına duruşma gününün tebliğ edilmemesi ve davanın gıyabında sonuçlandırılması, neden kanun yararına bozma talebinin reddine yol açmıştır?
Çünkü bu usuli eksiklik, kararın henüz 'kesinleşmediği' anlamına gelmektedir. Kanun yararına bozma (CMK m. 309), ancak 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen' kararlara karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. CMK'ya göre, suçtan zarar gören mağdurun, davaya katılma ve verilen karara karşı kanun yollarına başvurma hakkı vardır. Bu hakkını kullanabilmesi için de duruşmadan ve karardan usulüne uygun olarak haberdar edilmesi gerekir. Yargıtay kararında, suçun mağduru olan Cumhurbaşkanına duruşma günü tebliğ edilmediği için, onun davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının engellendiği tespit edilmiştir. Bu durumda, karar mağdur yönünden kesinleşmiş sayılmaz. Kesinleşmemiş bir karara karşı ise kanun yararına bozma yoluna gidilemez. Önce, mağdura usulüne uygun tebligat yapılarak, onun temyiz hakkını kullanıp kullanmayacağının beklenmesi gerekir. Bu nedenle Yargıtay, talebin 'usulüne göre kesinleşmeyen bir karara yönelik olduğu' gerekçesiyle reddine karar vermiştir.