CMK m. 176/1'de iddianamenin çağrı kağıdı ile tebliğ edileceği belirtilmiştir. Sanığın vekili (müdafii) varsa, tebligatın sadece müdafiie yapılması yeterli midir, yoksa sanığın kendisine de ayrıca tebligat yapılması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289224

CMK m. 176/1'deki 'sanığa tebliğ olunur' ifadesi ve maddenin amacı (sanığın ne ile suçlandığını bizzat öğrenmesi), tebligatın aslolanın sanığın kendisine yapılması olduğunu gösterir. Ceza muhakemesinde savunma hakkı son derece kişisel bir haktır. Müdafiin varlığı, sanığın haklarını ortadan kaldırmaz. Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağını düzenlese de, ceza yargılamasının kişiselliği ve sanığın doğrudan bilgilendirilme hakkı nedeniyle, iddianame gibi temel bir belgenin sanığa da tebliğ edilmesi esastır. Uygulamada, özellikle tutuklu olmayan sanıklar için tebligatın hem sanığa hem de müdafiine yapılması, en doğru ve güvenceli yoldur. Sadece müdafiie yapılan bir tebligatın, sanığın savunma hakkını kısıtladığı yönünde Yargıtay kararları mevcuttur. Çünkü müdafiin, tebligatı sanığa ulaştırmama veya geç ulaştırma riski her zaman vardır ve bu risk sanığa yükletilemez. Sanığın, kendisine yöneltilen suçlamayı ilk elden ve aracısız öğrenme hakkı, adil yargılanmanın temel bir gereğidir.