İYUK m. 20/B(1)(b) uyarınca merkezi sınavlara ilişkin davalarda, İYUK m. 11'de düzenlenen 'idari makamlara başvuru' yolunun kapalı olduğu belirtilmiştir. Ancak, 2015/3801 E. sayılı Danıştay 2. Daire kararında, davacının sınav sonucuna idareye itiraz ettiği ve bu itirazın reddi üzerine dava açtığı görülmektedir. Bu bir çelişki midir?
Bu bir çelişki değildir; iki farklı hukuki mekanizmanın ayırt edilmesi gerekir. İYUK m. 11'deki başvuru, dava açma süresini durduran, isteğe bağlı, genel bir idari itiraz yoludur. İYUK m. 20/B(1)(b) bu yolu kapatmıştır. Danıştay kararındaki olayda ise, davacının başvurduğu yol, İYUK m. 11'deki genel yol değil, uyuşmazlığa konu sınavı düzenleyen 'Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin... Yönetmeliği'nin 18. maddesinde öngörülen 'özel bir itiraz usulü'dür. Bazı idari işlemler için, kendi özel mevzuatlarında, dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu veya isteğe bağlı özel itiraz yolları öngörülebilir. Eğer mevzuat böyle özel bir itiraz yolu öngörmüşse, bu yolun tüketilmesi gerekir ve dava açma süresi, bu itiraz yolunun sonuçlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Danıştay da kararında, bu özel yönetmelik hükmü gereği yapılan itirazın reddiyle işlemin kesinleştiğini ve dava açma süresinin bu tarihten başladığını kabul etmiştir. Dolayısıyla, kapatılan genel itiraz yoludur; özel mevzuatta öngörülen itiraz yolları ise varlığını sürdürür.