CMK m. 176/3'e göre, tutuklu sanığa duruşma gününün tebliği sırasında 'müdafii de sanıkla birlikte davet olunur'. Mahkemenin sanığa tebligat yapıp, müdafiine yapmaması halinde, duruşmada sanık müdafiinin hazır bulunması bu usuli eksikliği giderir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289218

Bu durum, duruşmada ne olduğuna bağlı olarak değişir. Eğer müdafii, kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmemiş olmasına rağmen, bir şekilde duruşma gününü öğrenip duruşmaya katılır ve bu usulsüzlüğe itiraz etmeden sanığı savunursa, Yargıtay bu durumu genellikle savunma hakkının kısıtlanmadığı şeklinde yorumlama eğilimindedir. Çünkü müdafiin duruşmada fiilen hazır bulunması ve savunma yapması, davetiyedeki eksikliğin amacını (müdafiin katılımını sağlama) gerçekleştirdiğini gösterir. Ancak, müdafiin duruşmaya katılmasına rağmen, 'usulüne uygun tebligat yapılmadığı için savunma hazırlayamadığını' belirterek süre talep etmesi ve bu talebinin reddedilmesi, açıkça bir savunma hakkı kısıtlaması olur. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3570 E. sayılı kararında, müdafiinin duruşmalardan haberdar edilmemesi genel olarak bir bozma nedeni sayılmıştır. Bu da, usule uygun davetin önemini ve müdafiin fiili katılımının her zaman bu eksikliği gidermeyebileceğini göstermektedir.