İYUK'un 20. maddesinde düzenlenen re'sen araştırma ilkesi, idari yargılamanın hangi temel özelliğinden kaynaklanır ve ceza yargılamasındaki benzer ilkeyle karşılaştırıldığında ne gibi farklılıklar gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289210

İdari yargıdaki re'sen araştırma ilkesi, idari yargılamanın 'kamu düzeni' ile olan yakın ilişkisinden ve taraflar arasındaki 'silahların eşitsizliği' durumundan kaynaklanır. İdari yargıda, bir yanda tüm kamusal güce ve bilgiye sahip olan 'idare', diğer yanda ise genellikle daha zayıf konumda olan 'birey' vardır. Re'sen araştırma ilkesi, bu eşitsizliği dengelemek ve mahkemeye, bireyin ulaşamayacağı delilleri idareden isteyerek maddi gerçeğe ulaşma imkanı tanımak için vardır. Ceza yargılamasındaki 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesi de benzer bir amaca hizmet eder. Ancak temel bir fark vardır: Ceza yargılamasında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi esastır. İspat yükü tamamen iddia makamındadır ve mahkeme şüpheyi yenemezse sanık lehine karar vermek zorundadır. İdari yargıda ise durum daha farklıdır. Mahkeme, re'sen araştırma sonucunda davacının iddiasının ispatlandığı kanaatine varmazsa davayı reddeder; yani ispatlanamama riski genellikle davacı üzerindedir. Kısacası, her iki yargı kolunda da mahkeme gerçeği araştırır, ancak ispat yükü ve şüphenin yorumlanması konularında önemli farklılıklar bulunur.