Bir ceza davasında, sanık hakkında hem silahlı terör örgütü propagandası yapmak hem de Cumhurbaşkanına hakaret suçlarından soruşturma yürütülürken, savcılığın bu iki soruşturmayı 'tefrik ederek' (ayırarak) ayrı ayrı yürütmesi, usul hukuku açısından nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289207

Savcılığın soruşturmaları tefrik etmesi (ayırması), CMK'nın kendisine tanıdığı bir takdir yetkisidir ve kural olarak usule uygundur. CMK m. 160 uyarınca soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi amacıyla, aralarında bağlantı olsa bile suçların ayrı ayrı soruşturulmasının daha faydalı olacağına kanaat getirebilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/511 E. sayılı kararındaki olayda, savcılık bu iki suçu tefrik etmiştir. Bu durumun nedenleri şunlar olabilir: 1) Farklı Soruşturma Usulleri: Terör suçlarının soruşturulması özel usullere (yetkili savcılık, özel soruşturma teknikleri) tabi olabilirken, Cumhurbaşkanına hakaret suçu genel usullere tabidir. 2) Farklı Kovuşturma Şartları: Cumhurbaşkanına hakaret suçu Adalet Bakanı'nın iznini gerektirirken, terör propagandas_A_ suçu böyle bir şart gerektirmez. 3) Delillerin Toplanması: Bir suçla ilgili deliller toplanmışken, diğeri için araştırmanın devam etmesi, toplanan delillerle ilgili davanın bir an önce açılmasını gerektirebilir. Bu gibi usuli ve pratik nedenlerle, savcılığın soruşturmaları tefrik etmesi, soruşturmanın daha etkin ve hızlı yürütülmesini sağlayan yerinde bir usuli işlemdir.