6706 sayılı Kanun kapsamında iade yargılaması yapan ağır ceza mahkemesi, 'çifte suçluluk' (dual criminality) ilkesini denetlerken, talep eden devletin kanunundaki suç tanımı ile Türk Ceza Kanunu'ndaki suç tanımının birebir aynı olmasını mı arar?
Hayır, birebir aynı olmasını aramaz. 'Çifte suçluluk' ilkesi, iadeye konu olan fiilin, hem talep eden devletin hukukuna göre hem de talep edilen devletin (Türkiye'nin) hukukuna göre bir suç teşkil etmesi anlamına gelir. Bu denetimde, suçların isimlerinin veya kanun maddelerindeki tanımlarının harfi harfine aynı olması gerekmez. Önemli olan, iadeye konu 'fiilin' her iki hukuk sisteminde de cezai bir yaptırıma bağlanmış olmasıdır. Mahkeme, yabancı hukuktaki suçu değil, o suça temel teşkil eden 'fiili' esas alır ve bu fiilin Türk Ceza Kanunu'nda bir karşılığının olup olmadığını araştırır. Örneğin, yabancı devlette 'nitelikli dolandırıcılık' olarak adlandırılan bir eylem, TCK'da 'güveni kötüye kullanma' suçunun unsurlarını oluşturuyorsa, çifte suçluluk şartı gerçekleşmiş sayılır. Bu, 'fiilin karşılıklı olarak cezalandırılabilirliği' ilkesi olarak da bilinir ve esnek bir yorum gerektirir.