TCK m. 299'un manevi unsuru 'genel kast' olarak kabul edilmektedir. Buna karşın, TCK m. 79'daki göçmen kaçakçılığı suçunun manevi unsuru 'özel kast' (maddi menfaat elde etme maksadı) olarak düzenlenmiştir. Bu farklılığın, iki suçun ispatı açısından yarattığı temel zorluk veya kolaylık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289200

Bu farklılık, ispat açısından önemli bir sonuç yaratır. - Genel Kast (TCK m. 299): İddia makamının (savcının), failin eylemi (hakareti) bilerek ve isteyerek yaptığını ve mağdurun Cumhurbaşkanı olduğunu bildiğini ispatlaması yeterlidir. Failin eyleminin arkasındaki özel bir amacı veya niyeti (siyasi muhalefet, kişisel husumet vb.) ispatlama zorunluluğu yoktur. Bu, ispatı görece daha kolay hale getirir. - Özel Kast (TCK m. 79): İddia makamının, failin eylemi (göçmeni ülkeye sokma vb.) bilerek ve isteyerek yapmasının yanı sıra, bu eylemi 'maddi menfaat elde etme maksadıyla' işlediğini de ayrıca ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerekir. Bu, ispat yükünü ağırlaştırır. Failin eyleminden dolayı bir para aldığı, alacağı konusunda anlaştığı veya başka bir maddi çıkar sağladığına dair somut deliller (tanık, banka kaydı, pazarlık içeren ses kaydı vb.) bulunmalıdır. Eğer bu özel maksat ispatlanamazsa, fiil diğer unsurları taşısa bile göçmen kaçakçılığı suçu oluşmaz. YCGK'nın 2016/1174 sayılı kararındaki Başsavcılık itiraznamesinde, sanık ... için tam da bu unsurun ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat istenmiştir.