Danıştay 3. Dairesi'nin 2013/9693 E., 2017/514 K. sayılı kararının karşı oyunda, vergi mahkemesinin, idareye ibraz edilmeyen defter ve belgeleri doğrudan bilirkişiye göndermek yerine, 'vergi incelemesi ve karşıt inceleme yapma yetkisine sahip Vergi Dairesine göndererek görüş ve saptamalarını alması' gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşımın, çoğunluk görüşünden farkı ve usul hukuku açısından anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289199

Çoğunluk görüşü, idareye ibraz edilmeyen belgelerin mahkemede delil olarak kullanılamayacağını ve mahkemenin idarenin yerine geçerek inceleme yapamayacağını savunarak, davayı esastan reddetme eğilimindedir. Karşı oy ise, daha ara bir çözüm önermektedir. Karşı oya göre, mahkeme bu belgeleri tamamen yok saymamalı, ancak kendisi de doğrudan bir inceleme yapmamalıdır. Bunun yerine, 're'sen araştırma ilkesi' (İYUK m. 20) gereği, bu belgeleri asıl denetim yetkisine sahip olan vergi dairesine göndermeli ve idarenin bu belgeler üzerinde yapacağı inceleme (karşıt inceleme dahil) sonucunda oluşturacağı görüşü ve tespiti dosyaya delil olarak celp etmelidir. Bu yaklaşımın farkı şudur: Çoğunluk görüşü, mükellefin baştaki usulsüzlüğünü (ibraz etmeme) kesin bir sonuçla (davanın reddi) cezalandırırken, karşı oy maddi gerçeğe ulaşma çabasını ön planda tutarak, idari denetim mekanizmasını yargısal süreç içinde işletmeyi önermektedir. Bu, bir yandan idarenin denetim yetkisini korurken, diğer yandan mükellefe (eğer belgeleri gerçekse) bir ispat imkanı daha tanıyarak, re'sen araştırma ilkesini daha aktif bir şekilde kullanmayı hedefler.