HMK m. 331/3 uyarınca 'davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir'. Bu kuralın, davanın açılmamış sayılmasına davalının kusurlu bir davranışının sebep olduğu durumlarda bir istisnası olabilir mi?
HMK m. 331/3'ün lafzı bu konuda bir istisna öngörmemektedir ve kural katıdır. Davanın açılmamış sayılması, genellikle davacının usuli bir yükümlülüğü (harç tamamlama, adres bildirme, davayı takip etme) yerine getirmemesinden kaynaklanır. Bu nedenle kanun, sonuçtan doğrudan davacıyı sorumlu tutmuştur. Ancak, doktrinde ve bazı Yargıtay kararlarında, eğer davanın açılmamış sayılmasına yol açan sürece davalının kötü niyetli veya hileli bir davranışı (örneğin, tebligattan kaçmak için sürekli adres değiştirmesi, davacıyı yanıltarak bir işlemi yapmaktan alıkoyması) neden olmuşsa, hakkaniyet gereği ve dürüstlük kuralı (TMK m. 2) uyarınca hakimin bu durumu değerlendirerek yargılama giderlerini paylaştırabileceği veya davalıya yükleyebileceği savunulmaktadır. Ancak bu, genel kuralın çok istisnai bir yorumudur ve ispatı oldukça zordur. Kanunun açık lafzı karşısında, mahkemelerin bu yönde bir karar vermesi nadirdir. Kural, davanın açılmamış sayılmasının faturasının davacıya ait olduğudur.