Bir ceza davasında sanık, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin, 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan (örneğin 20 TL) az olması halinde, bu giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289195

Yargıtay, bu durumu esastan bir bozma nedeni olarak görmemekte, ancak infaz aşamasında değerlendirilmesi gereken bir husus olarak nitelendirmektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E., 2018/196 K. sayılı kararında bu yaklaşım görülmektedir. Karara göre, hüküm anında yapılan yargılama gideri bu tutardan az olsa bile, hüküm kesinleşinceye kadar (örneğin, temyiz aşamasındaki tebligat giderleri gibi) yeni masraflar eklenebilir. Bu nedenle, toplam yargılama gideri kesinleşme anında belli olur. Yargıtay, bu sebeple, mahkemenin hüküm anındaki tutara göre tahsil kararı vermesini tek başına bozma nedeni yapmamakta; ancak 'hüküm kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş' şeklinde bir şerh düşmektedir. Bu, infaz savcılığının, kesinleşen toplam masrafı hesaplarken terkin sınırının altında kalıp kalmadığını kontrol etmesi gerektiği anlamına gelir.