765 sayılı mülga TCK'nın 158. maddesi, Cumhurbaşkanına yönelik 'hakaret' ve 'sövme' fiillerini ayrı ayrı düzenlerken, 5237 sayılı TCK m. 299'un bu ayrımı kaldırmasının, suçun unsurlarının yorumlanması üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289194

Bu ayrımın kaldırılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1106 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK'nın hakaret suçlarına ilişkin genel felsefesinin bir yansımasıdır. Yeni TCK, TCK m. 125'te de görüldüğü gibi, hakaret ve sövme arasındaki klasik ayrımı terk etmiş ve her ikisini de 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak' eylemi altında birleştirmiştir. Bu durumun TCK m. 299'a etkisi, suçun maddi unsurunun genişlemesi şeklinde olmuştur. Artık, bir eylemin 'hakaret' mi (belirli bir fiil isnadı) yoksa 'sövme' mi (soyut bir değer yargısı, küfür) olduğu yönünde bir hukuki tartışma yapılmasına gerek kalmamıştır. Kişinin onurunu zedeleyen her türlü söz, yazı, resim veya işaret, eğer diğer unsurlar da varsa, TCK m. 299 kapsamına girer. Bu, uygulamanın basitleştirilmesi ve korunan hukuki değerin daha geniş bir şekilde güvence altına alınması sonucunu doğurmuştur.