6706 sayılı Kanun'a göre yapılan iade yargılamasında, Merkezi Makam'ın yabancı devletten aldığı teminatların adli mercileri bağlayacağı (m. 3/4) hükmü ile iade talebinin kabul edilemez olduğuna ilişkin mahkeme kararının kesin olması (m. 18/5) hükümleri arasında bir çelişki var mıdır?
Hayır, bir çelişki yoktur. Bu iki hüküm, sürecin farklı yönlerini düzenler. Merkezi Makam'ın aldığı teminatlar, genellikle iadenin 'şartlarını' belirler ve siyasi/diplomatik güvenceler içerir. Örneğin, 'iade halinde ölüm cezası verilmeyeceği' veya 'kişinin sadece iadeye konu suçtan yargılanacağı' gibi teminatlar, mahkemenin 'iadenin kabul edilebilir olduğuna' karar vermesi halinde, bu iadenin hangi koşullarda gerçekleşeceğini belirler ve bu yönüyle mahkemeyi bağlar. Yani mahkeme, 'ölüm cezası verilebilir ama yine de iade edilsin' diyemez. Mahkemenin iade talebinin kabul edilemez olduğuna dair kararı ise, iadenin 'hukuki' temelinin bulunmadığı anlamına gelir. Örneğin, çifte suçluluk yoksa, fiil siyasi suç niteliğindeyse veya zamanaşımına uğramışsa, mahkeme iadeyi hukuken imkansız bulur. Bu karar, sürecin adli denetimle sona erdiğini gösterir ve Merkezi Makam'ın aldığı teminatların uygulanma alanı kalmaz. Kısacası, biri iadenin şartlarını, diğeri ise hukuki imkanını belirler.