Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, 'Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderlerle özdeşleştirdiği bu kişiler yapılan ve kamuya yansıyan hakaretlerin kendilerine yapılmış gibi tepkilere sebebiyet verip toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı' belirtilmiştir. Bu tespit, TCK m. 299'un uygulanmasında bir gerekçe olarak kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289121

Evet, Yargıtay bu tespiti, TCK m. 299 gibi suçların neden cezasız bırakılmaması gerektiğine dair bir gerekçe olarak kullanmaktadır. Kararın devamında, bu tür fiillerin 'yaptırımsız bırakılmasının demokratik toplum düzenini bozacağı gözden uzak tutulmamalıdır' denilmektedir. Bu argüman, TCK m. 299'un sadece bireysel şerefi değil, aynı zamanda 'kamu düzenini' de koruduğu fikrini desteklemektedir. Buna göre, siyasi liderlere yönelik hakaretler, sadece o kişiye yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda toplumsal barışı, huzuru ve siyasi istikrarı da tehdit eden, kutuplaşmayı ve hatta şiddet olaylarını tetikleyebilecek bir potansiyel taşımaktadır. Bu sosyolojik tespit, bu tür suçların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve yaptırıma bağlanmasının 'demokratik bir toplumda gerekli' bir müdahale olduğunu meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.