Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, hakaret suçundan hüküm kurulurken TCK m. 3/1'deki 'orantılılık ilkesi'nin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu ilke, TCK m. 299'un ceza tayininde nasıl bir rol oynar?
TCK m. 3/1'deki orantılılık ilkesi, işlenen fiilin ağırlığı ile hükmedilen ceza ve güvenlik tedbiri arasında bir oran olmasını gerektirir. TCK m. 299'un ceza tayininde bu ilke, hakimin TCK m. 61'e göre temel cezayı belirlerken yol göstericisidir. Hakim, 1 yıldan 4 yıla kadar olan aralıkta bir ceza belirlerken, sadece fiilin TCK m. 299'u oluşturduğunu tespit etmekle yetinmemelidir. Fiilin ağırlığını da değerlendirmelidir. Örneğin, aleni bir mitingde, kitleleri galeyana getirebilecek nitelikte, ağır bir sövme ile işlenen bir hakaret ile, kapalı bir ortamda, iki kişi arasında geçen ve daha hafif nitelikteki bir hakaret arasında bir ağırlık farkı vardır. Hakim, temel cezayı belirlerken, suçun işleniş biçimini, yerini, zamanını, failin kastının yoğunluğunu ve yaratılan tehlikenin ağırlığını göz önünde bulundurarak, fiilin ağırlığıyla orantılı bir temel ceza (örneğin ilk durumda üst sınıra yakın, ikinci durumda alt sınıra yakın) belirlemelidir. Orantılılık ilkesi, cezanın bireyselleştirilmesinin temel bir aracıdır.