İYUK m. 20'nin 3. fıkrasında, Cumhurbaşkanı veya ilgili bakanın 'gerekçesini bildirmek suretiyle' bilgi ve belge vermeyebileceği belirtilmiştir. Bu 'gerekçe'nin yargısal denetimi mümkün müdür? Mahkeme, gerekçeyi yetersiz bularak belgeyi sunmaya zorlayabilir mi?
Bu konu, yargı yetkisi ile yürütme organının takdir yetkisi arasındaki hassas dengeyi ilgilendirir. İYUK m. 20/3, yürütme organına 'Devletin güvenliği veya yüksek menfaatleri' gibi çok geniş ve takdire dayalı bir alanda belge sunmama yetkisi tanımıştır. Mahkemenin, bu gerekçenin yerindeliğini tam anlamıyla denetlemesi, yani 'gerçekten de devletin güvenliği tehlikeye girer mi?' sorusuna cevap araması, 'yerindelik denetimi yasağını' (İYUK m. 2/2) ihlal edebilir. Bu nedenle, mahkeme, sunulan gerekçenin keyfi, dayanaksız veya konuyla tamamen ilgisiz olduğu açıkça anlaşılmadıkça, idarenin bu takdirine müdahale edemez ve belgeyi sunmaya zorlayamaz. Yargısal denetim, daha çok gerekçenin var olup olmadığı ve görünüşte makul olup olmadığı ile sınırlıdır. Ancak, kanunun emrettiği gibi, mahkeme bu durumda verilmeyen belgeye dayanılarak ileri sürülen savunmaya itibar etmeyerek, adil yargılanma hakkını dengeler.