Bir ceza davasında sanık, mağdurun zararını gidermek istediğini beyan etmiştir. Bu beyan, TCK m. 168'deki 'etkin pişmanlık' hükümlerinin uygulanması için yeterli midir? Mahkemenin bu durumda nasıl bir yol izlemesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289112

Bu beyan tek başına yeterli değildir, ancak mahkemenin bu konuda bir araştırma ve değerlendirme yapma yükümlülüğünü doğurur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E., 2018/196 K. sayılı kararında, sanığın 'süre verilmesi halinde mağdurun zararını hemen giderebileceğine dair beyanda bulunduğu' halde, mahkemenin bu konuyu araştırmadan karar vermesi bozma nedeni sayılmıştır. Mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: Öncelikle mağdurun uğradığı somut zararın miktarını tespit etmelidir. Ardından, sanığa bu zararı gidermesi için makul bir süre vermeli ve gerekirse ödeme yerini de belirlemelidir. Sanık bu süre içinde zararı tamamen veya kısmen giderirse, mahkeme TCK m. 168'deki indirim oranlarını (kovuşturma başlamadan önce giderilirse 2/3, hükümden önce giderilirse 1/2'ye kadar) uygulamalıdır. Sanığın sadece beyanda bulunup zararı gidermemesi halinde ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. Mahkemenin, sanığın bu talebini görmezden gelmesi, lehe kanun hükümlerini uygulamama anlamına gelir ve hukuka aykırıdır.