İYUK m. 20 uyarınca, vergi mahkemesi, davacı mükellefin defter ve belgelerinin incelenmesi için bilirkişi atamıştır. Bilirkişi raporu, idarenin tarhiyatının hatalı olduğunu ortaya koymuştur. Davalı vergi idaresinin bu rapora itirazı, mahkemece 'kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı' gerekçesiyle dikkate alınmamıştır. Danıştay, mahkemenin bu yaklaşımını nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289104

Danıştay, mahkemenin bu yaklaşımını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur. Danıştay 3. Dairesi'nin 2013/9693 E., 2017/514 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Karara göre, defter ve belgelerini inceleme elemanına ibraz etmeyen bir mükellefin, bu belgeleri dava aşamasında mahkemeye sunması üzerine, mahkemenin bu belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırarak karar vermesi, 'idarenin yerine geçerek' onun denetim yetkisini kullanması anlamına gelir ve bu durum yerindelik denetimi yasağına aykırıdır. İdare, belgeler ibraz edilmediği için karşıt inceleme gibi denetim yetkilerini kullanamamıştır. Mahkemenin atadığı bilirkişinin de bu yetkileri yoktur. Dolayısıyla, sadece defterler üzerinde yapılan bir incelemeye dayalı bilirkişi raporu, işlemlerin gerçek mahiyetini yansıtmayabilir. Danıştay, hiçbir mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerini idareye ibraz etmeyen davacının, bu belgeleri sonradan mahkemeye sunarak lehe bir sonuç elde edemeyeceğini belirtmiş ve bilirkişi raporuna dayalı kararı bu temel nedenle hukuka aykırı bulmuştur.