6706 sayılı Kanun m. 11/4'te sayılan 'iadesi talep edilen kişinin... uzun zamandan beri Türkiye'de bulunuyor olması' hali, iade talebinin reddi için tek başına yeterli midir, yoksa bu durumun orantısız bir mağduriyet yaratması da gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289092

Tek başına yeterli değildir; bu durumun orantısız bir mağduriyet yaratması da gerekir. Kanun metni, '...kişisel halleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir' şeklindedir. Bu ifade, sayılan kişisel hallerin (uzun süredir bulunma, evli olma vb.) tek başına bir ret sebebi olmadığını, ancak bu hallerin bir sonucu olarak 'orantısız bir mağduriyetin' ortaya çıkması gerektiğini göstermektedir. Örneğin, bir kişi 20 yıldır Türkiye'de yasa dışı olarak bulunuyor, ancak hiçbir sosyal veya ailevi bağ kurmamış olabilir. Başka bir kişi ise 5 yıldır Türkiye'de bulunuyor ama bu sürede evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, bir iş kurmuş ve topluma entegre olmuş olabilir. İkinci durumda, iadenin yaratacağı mağduriyet çok daha ağır olacaktır. Dolayısıyla mahkeme, sadece Türkiye'de bulunma süresine değil, bu sürenin niteliğine ve kişinin kurduğu bağlara bakarak, iadenin sonuçlarının orantısız bir mağduriyet yaratıp yaratmadığını değerlendirir.