6706 sayılı Kanun m. 11/1-ç uyarınca, 'iade talebine konu fiil nedeniyle... zamanaşımına veya affa uğramış olması' iadeye engel bir haldir. Bu zamanaşımı, hangi ülke hukukuna göre belirlenir? Türk hukukuna göre mi, yoksa iade talep eden devletin hukukuna göre mi?
Bu zamanaşımı, her iki ülke hukukuna göre de ayrı ayrı değerlendirilir. Çifte suçluluk ilkesinin bir yansıması olarak, iadeye konu fiilin hem talep eden devletin hukukuna göre hem de Türk hukukuna göre suç ve zamanaşımına uğramamış olması gerekir. 1) Türk Hukukuna Göre Zamanaşımı: Ağır ceza mahkemesi, öncelikle iadeye konu fiili Türk Ceza Kanunu'na göre nitelendirir ve bu suç için öngörülen dava veya ceza zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını TCK hükümlerine göre (TCK m. 66, 68) inceler. Eğer Türk hukukuna göre zamanaşımı dolmuşsa, iade talebi bu nedenle reddedilir. 2) Talep Eden Devletin Hukukuna Göre Zamanaşımı: Aynı şekilde, talep eden devletin kendi kanunlarına göre de fiilin zamanaşımına uğramamış olması gerekir. Bu bilgi genellikle iade talepnamesinde yer alır. Eğer talep eden devlet hukukuna göre zamanaşımı dolmuşsa, yine iadeye engel bir durum söz konusudur. Dolayısıyla, iadenin gerçekleşebilmesi için fiilin her iki hukuk sisteminde de zamanaşımına uğramamış olması şarttır.