Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1480 E. sayılı kararında, 'Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilmemelidir' denilmektedir. Bu ilke ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 'eleştirinin sert, kırıcı ve incitici olmasının doğal olduğu' yönündeki içtihadı arasında bir çelişki var mıdır?
Hayır, bir çelişki yoktur; bu iki ifade birbirini tamamlamaktadır. Ceza Genel Kurulu'nun 'eleştirinin sert, kırıcı ve incitici olabileceği' yönündeki tespiti, eleştiri hakkının doğasını ve ifade özgürlüğünün genişliğini vurgular. Eleştiri, doğası gereği bir övgü değildir ve muhatabı rahatsız edebilir. Ancak bu, eleştiri hakkının sınırsız olduğu anlamına gelmez. 16. Ceza Dairesi'nin 'kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilemez' ilkesi, bu sınırın nerede başladığını gösterir. Bir ifade, bir fikri veya politikayı hedef almaktan çıkıp, doğrudan kişinin onur ve saygınlığına yönelik, aşağılayıcı, küçültücü ve herhangi bir düşünsel içerikten yoksun bir sövgüye (küfür, aşağılayıcı lakap vb.) dönüştüğü anda, eleştiri hakkının korumasından çıkar ve hakaret suçunun alanına girer. Dolayısıyla, bir ifade sert ve kırıcı bir eleştiri olabilir, ancak kaba bir sövme olamaz. Biri hukuka uygunluk nedeni kapsamındayken, diğeri bizatihi suç teşkil eder.