Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1106 E. sayılı kararında, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşumu için 'failde siyasi...saik aranmasına gerek bulunmamaktadır' denilmesine rağmen, aynı kararda sanığın bir siyasetçi olmasının ve eleştirinin siyasi bir bağlamda yapılmasının dikkate alınması bir çelişki midir? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289036

Bu bir çelişki değildir. Bu iki ifade, suçun farklı unsurlarına ilişkindir. 'Failde siyasi saik aranmaması', suçun manevi unsuruna (kast) ilişkindir. Yani, failin eyleminin arkasındaki amacın siyasi olup olmaması, suçun oluşup oluşmamasında doğrudan bir kriter değildir. Suç, siyasi olmayan bir nedenle de işlenebilir. Sanığın siyasetçi olması ve eleştirinin siyasi bağlamda yapılması ise, fiilin 'hukuka aykırılık' unsurunun değerlendirilmesinde, özellikle 'eleştiri hakkı' ve 'ifade özgürlüğü' gibi bir hukuka uygunluk nedeninin sınırları çizilirken dikkate alınır. Demokratik toplumlarda siyasi eleştirinin sınırları daha geniştir. Dolayısıyla, mahkeme, bir ifadenin 'ağır eleştiri' mi yoksa 'hakaret' mi olduğunu belirlerken, ifadenin söylendiği bağlamı (siyasi miting gibi) ve söyleyenin sıfatını (siyasetçi gibi) dikkate alır. Bu, manevi unsuru değil, fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin varlığını araştırmaktır.