6706 sayılı Kanun kapsamında iade yargılaması yapan ağır ceza mahkemesinin, iade talebine konu suçun Türkiye'de de yargı yetkisi kapsamında olduğunu (örneğin TCK m. 13) tespit etmesi halinde nasıl bir yol izlemesi gerekir? Bu durum iadeye engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289031

Bu durum, iadeye mutlak bir engel değildir ancak mahkemenin ve Merkezi Makamın takdir yetkisini devreye sokan önemli bir durumdur. 6706 sayılı Kanun m. 11/1-e, 'iade talebine konu fiil hakkında Türk kanunlarına göre yargılama yapma yetkisinin bulunması' halini iadenin kabul edilemeyeceği haller arasında sayar. Ancak aynı fıkranın devamında 'Yargılama yapma yetkisi, talebinin yerine getirilmesine engel oluşturmayacak şekilde de kullanılabilir' denilerek bir esneklik tanınmıştır. Yani Türkiye'nin yargı yetkisi olsa bile, iade etmekten feragat edebilir. Bu durumda mahkeme, 'non bis in idem' ilkesini gözeterek bir değerlendirme yapmalıdır. Eğer Türkiye'de aynı fiilden bir soruşturma veya kovuşturma başlatılmışsa, iade talebinin reddedilmesi gerekir (m. 11/1-c). Eğer bir yargılama başlatılmamışsa, mahkeme iadenin kabul edilebilir olduğuna karar verebilir ancak nihai takdir, iade etmek yerine Türkiye'de yargılama yapmayı tercih edebilecek olan idari makamlara (Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı) ait olacaktır. Pratikte, eğer Türkiye'nin yetkisi varsa ve özellikle mağdur bir Türk vatandaşı veya devlet ise, genellikle yargılama yapma yolu tercih edilir ve iade talebi reddedilir.