Göçmen kaçakçılığı suçundan (TCK m. 79) yapılan bir yargılamada, yerel mahkemenin gerekçeli kararında sadece delilleri sayıp (iletişim tespit tutanakları, fiziki takip tutanakları vb.) bu delillerle sanıkların eylemleri arasındaki bağı kurmadan, hangi delilin hangi sanığın hangi eylemini ispatladığını açıklamadan toplu bir değerlendirme ile mahkumiyet hükmü kurması, hukuka uygun bir gerekçe sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289015

Hayır, hukuka uygun bir gerekçe sayılmaz. Anayasa'nın 141. ve CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. YCGK'nın 2016/1174 E. sayılı kararında da gerekçenin unsurları detaylıca tartışılmıştır. Gerekçe, sadece delillerin listelenmesinden ibaret olamaz. Mahkeme, hükme esas aldığı her bir delili tartışmalı, reddettiği delilleri neden reddettiğini açıklamalı ve en önemlisi, kabul ettiği delillerle sanığın sübuta eren fiili arasındaki mantıksal ve hukuki bağı somut bir şekilde kurmalıdır. Her sanığın, hangi eylemden, hangi delile dayanılarak sorumlu tutulduğu ayrı ayrı ve açıkça gösterilmelidir. Toplu ve soyut değerlendirmeler, denetime elverişli, sanığı ve üst mahkemeyi tatmin eden bir gerekçe niteliği taşımaz. Bu durum, CMK m. 289/1-g uyarınca hukuka kesin aykırılık halidir ve tek başına bozma nedenidir.