TCK m. 299'da korunan hukuki değerin Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığı olması, eleştiri hakkının sınırları açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Siyasiler ve gazeteciler, sıradan bir vatandaşa göre daha mı kısıtlı bir eleştiri hakkına sahiptir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289011

Tam tersine, daha geniş bir eleştiri hakkına sahiptirler. Suçla korunan hukuki değerin kamusal niteliği, Cumhurbaşkanlığı makamının da diğer tüm anayasal kurumlar gibi kamusal denetime ve eleştiriye açık olmasını gerektirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1106 E. ve 2018/62 E. sayılı kararlarında, siyasetçilerin, kamu görevlilerinin ve kamusal figürlerin, gördükleri işlev nedeniyle eleştiriye daha fazla katlanmak durumunda oldukları ve onlara yönelik eleştirinin sınırlarının sıradan vatandaşlara göre 'çok daha geniş' olduğu sürekli vurgulanmaktadır. Siyasiler ve gazeteciler, kamuoyunu bilgilendirme ve denetleme görevleri nedeniyle, daha sert, çarpıcı ve rahatsız edici bir dil kullanabilirler. Bu, demokratik toplumun ve çoğulculuğun bir gereğidir. Dolayısıyla, makamın saygınlığı, makamı eleştiriden muaf tutmak anlamına gelmez; aksine, kamusal bir makam olduğu için daha yoğun bir eleştiriye açık olması gerektiği sonucunu doğurur. Hakaret suçunun sınırı ise, eleştirinin kişisel saldırıya ve sövmeye dönüştüğü noktada başlar.