Bir ceza davasında, sanığın sorgusunun yapıldığı duruşma zaptında, iddianamenin okunduğunun açıkça belirtilmemesi, ancak sanığa CMK m. 147 ve 191'deki tüm yasal haklarının tek tek hatırlatıldığının ve sanığın da haklarını anladığını beyan ettiğinin yazılı olması durumunda, Yargıtay bu durumu nasıl değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #289007

Yargıtay, bu durumu her zaman mutlak bir bozma nedeni olarak görmeyebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/8432 E., 2017/4115 K. sayılı kararında, tebliğnamede iddianamenin okunmadığı gerekçesiyle bozma istenmesine rağmen, Daire bu görüşe iştirak etmemiştir. Kararda, duruşma zaptında sanığa tüm yasal haklarının (CMK m. 191/3-c, 147 vb.) tek tek hatırlatıldığı ve sanığın da bunları anladığını beyan ettiği vurgulanmıştır. Bu durumdan, sanığa yüklenen suçun anlatıldığı ve sanığın neyle suçlandığını bilerek savunma yaptığı sonucuna varılmıştır. YCGK'nın 2013/610 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer sanığa iddianame tebliğ edilmiş, suç anlatılmış ve savunma hakkı fiilen kısıtlanmamışsa, sadece iddianamenin okunduğunun zapta geçirilmemesi, hükmün esasına etkili olmayan nispi bir usul hatası olarak görülebilir ve tek başına bozma nedeni sayılmayabilir.