Bir boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışları yanında, davacı-karşı davalı erkeğin de birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılıyorsa, ancak erkeğin açtığı boşanma davası kesinleşmişse, kadının boşanma davası hakkında nasıl bir karar verilmelidir?
Bu durumda, kadının boşanma davası 'konusuz' kaldığı için esası hakkında bir karar verilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20881 E., 2018/8114 K. sayılı kararında bu durum açıklanmıştır. Erkeğin açtığı boşanma davasının kabul edilip kesinleşmesiyle evlilik birliği zaten sona ermiştir. Bu nedenle, kadının aynı evlilik birliğinin sona erdirilmesine yönelik davasının hukuki bir konusu kalmamıştır. Ancak, bu durum kadının davasının doğrudan reddedileceği anlamına gelmez. Mahkeme, HMK m. 331/1 uyarınca, kadının boşanma davasının esası hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' karar vermelidir. Bununla birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından, dava açıldığı tarihteki haklılık durumunu değerlendirmelidir. Yargıtay kararında belirtildiği gibi, eğer kadının da dava açmakta haklı olduğu (erkeğin de kusurlu olduğu) tespit edilirse, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bu haklılık durumuna göre (örneğin davalı-karşı davalı erkek aleyhine) hükmedilmelidir.