İdari yargıda, davacının defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın vergi incelemesine ibraz etmeyip, dava aşamasında mahkemeye sunması durumunda, mahkemenin bu delillere dayanarak davacı lehine karar vermesi neden 'yerindelik denetimi yasağını' ihlal eder?
Çünkü bu durumda mahkeme, idarenin yapması gereken ve davacının kusuruyla yapılamayan bir denetimi kendisi yapmış olur. Danıştay 3. Dairesi'nin 2013/9693 E. sayılı kararında açıklandığı gibi, idari yargının görevi, idari işlemin tesis edildiği andaki hukuka uygunluğunu denetlemektir. İdare, mükellefin defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle, bu belgelerin içeriğinin gerçek olup olmadığını (karşıt inceleme vb. yollarla) denetleyememiş ve bu sebeple re'sen tarhiyat yapmıştır. Mahkemenin, sonradan sunulan bu belgeleri kabul edip incelemesi ve buna göre karar vermesi, idarenin yerine geçerek onun denetim yetkisini kullanması anlamına gelir. Bu, İYUK m. 2/2'de yasaklanan yerindelik denetimidir. Mahkeme, idarenin işleminin, o anki koşullara göre (yani belgelerin ibraz edilmemesi durumuna göre) hukuka uygun olup olmadığını denetlemelidir. Belgelerin ibraz edilmemesi, yasal bir re'sen takdir nedeni (VUK m. 30) olduğundan, idarenin işlemi hukuka uygundur. Mahkemenin aksi yönde karar vermesi, idarenin yetkisini gasp etmesi sonucunu doğurur.