Bir sanığın, duruşmada CMK m. 191/3-c uyarınca yasal hakları (susma hakkı, müdafi isteme hakkı vb.) hatırlatılmış olsa bile, aynı celsede iddianamenin okunmamış olması, tek başına bozma nedeni oluşturur mu? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki güncel yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288989

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/9-1467 E., 2013/610 K. sayılı içtihadı bu konuda bir dönüm noktası olmuştur. Bu karara göre, iddianamenin okunmaması tek başına bir bozma nedeni değildir. Kurul, iddianamenin okunmasındaki amacın, sanığın neyle suçlandığını öğrenerek savunmasını yapabilmesi olduğunu belirtmiştir. Eğer sanığa iddianame usulüne uygun tebliğ edilmişse, duruşmada CMK m. 147 uyarınca yüklenen suç anlatılmışsa ve sanık da iddianameyle uyumlu bir şekilde savunmasını yapmışsa, sadece iddianamenin şeklen okunmamış olması savunma hakkını kısıtlayan ve hükmün esasına etki eden bir aykırılık olarak görülmemektedir. Bu durum, 1412 sayılı CMUK'un 308. maddesinde sayılan mutlak hukuka aykırılık hallerinden biri olarak kabul edilmemiştir. Dolayısıyla, sanığın savunma hakkı fiilen kısıtlanmamışsa, bu usuli eksiklik tek başına nispi bir bozma nedeni olup, hükmü esastan etkilemediği sürece bozmayı gerektirmez.