Bir idari davada, davalı idarenin savunma dilekçesinin davacıya tebliğ edilmeden dosyanın tekemmül etmiş sayılarak karar verilmesi, hangi usul hükümlerine aykırıdır ve Danıştay tarafından nasıl bir sonuçla karşılanır?
Bu durum, İYUK'un çeşitli hükümlerine aykırılık teşkil eder ve Danıştay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilir. Öncelikle, İYUK m. 16'da düzenlenen 'tebligat ve cevap verme' usulü ihlal edilmiş olur. Bu maddeye göre, davalının savunması davacıya tebliğ edilmeli ve davacının buna cevap verme hakkı tanınmalıdır. İkinci olarak, İYUK m. 20/5'te yer alan 'dosyaların tekemmül ettikten sonra... incelenerek karara bağlanacağı' hükmü ihlal edilmiş olur, çünkü tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak verilmeden dosya tekemmül etmiş sayılmaz. En önemlisi, bu durum İYUK m. 31 atfıyla HMK m. 27'de ve Anayasa'da güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlalidir. Davacı, davalının savunmasına ve delillerine karşı kendi argümanlarını sunma hakkından mahrum bırakılmıştır. Danıştay 3. Dairesi'nin 2012/4976 E., 2015/10200 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu şekilde dosya tekemmül ettirilmeden karar verilmesi usul hükümlerine aykırıdır ve hükmün bozulmasını gerektirir.