Göçmen kaçakçılığı suçunda (TCK m. 79), bir tır şoförünün, ağabeyinin ricası üzerine, otobüse binecek yolcuların sadece pasaportlarının bulunup bulunmadığını kontrol etmekten ibaret eylemi, suçun hangi unsurunun eksikliği nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraznamesinde beraat gerektirdiği şeklinde değerlendirilmiştir?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraznamesinde (YCGK E. 2016/1174), bu eylemin, suçun manevi unsurunu oluşturan 'doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî bir yarar elde etmek maksadıyla' işlenme şartını karşılamadığı belirtilmiştir. İtiraznamede, tır şoförü olan ve seyahat firmasında çalışmayan sanığın, sadece ağabeyine yardım etmek amacıyla yolcuların pasaportlarını kontrol etme eyleminden ne şekilde maddi bir menfaat temin ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı vurgulanmıştır. TCK m. 79, bu özel kastın varlığını suçun oluşumu için zorunlu kılar. Eğer failin eylemi, maddi menfaat elde etme amacı taşımıyorsa (örneğin sadece akrabalık ilişkisi veya insani yardım gibi nedenlerle yapılıyorsa), göçmen kaçakçılığı suçunun manevi unsuru oluşmaz ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir. İtiraznamede bu gerekçeyle beraat istenmiştir.