6706 sayılı Kanun kapsamında yapılan iade yargılamasında, iadesi istenen kişinin Türkiye'de evli olması ve çocuklarının bulunması, tek başına iadenin reddi için yeterli bir sebep midir? Kanun ve Yargıtay bu durumu hangi ilke çerçevesinde değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288975

Tek başına otomatik bir ret sebebi olmasa da, iadenin reddi için çok kuvvetli bir gerekçedir. 6706 sayılı Kanun m. 11/4, bu durumu 'orantılılık' ilkesi çerçevesinde değerlendirir. Maddeye göre, kişinin evli olması gibi kişisel halleri nedeniyle iadenin, 'kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması' durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2023/730 E. sayılı kararında, iadesi talep edilen kişinin bir Türk vatandaşı ile evlendiğinin anlaşılması üzerine, 'kişinin ailevi durumu ile alakalı araştırma yapıldıktan sonra, belirtilen düzenleme uyarınca bir değerlendirme yapılmak suretiyle iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verilmesi gerektiği' belirtilerek, bu hususun araştırılmadan karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır. Dolayısıyla mahkeme, isnat edilen suçun ağırlığı ile kişinin ve ailesinin (özellikle çocukların) iade nedeniyle uğrayacağı mağduriyet arasında bir denge kurmalı ve bu dengeye göre bir karar vermelidir. Kişinin Türkiye'de köklü aile bağları kurmuş olması, genellikle iadenin reddi yönünde güçlü bir takdir nedeni olarak kabul edilmektedir.