CMK m. 176/4'te belirtilen bir haftalık süreye uyulmaması, Yargıtay içtihatlarına göre mutlak bir bozma nedeni midir, yoksa nispi bir bozma nedeni midir? Bu aykırılığın hükmün esasına etki edip etmediği ayrıca araştırılır mı?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, CMK m. 176/4'teki süreye uyulmaması ve devamında CMK m. 190/2'deki hakkın sanığa hatırlatılmaması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, hükmün esasına etkisinden bağımsız olarak 'mutlak bir bozma nedeni' olarak kabul edilmektedir. Örneğin Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E. sayılı kararında, bu aykırılık doğrudan bir bozma sebebi olarak sayılmış ve hükmün esasına girilmemiştir. Savunma hakkının kısıtlanması, CMUK döneminden beri (m. 308/8) hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olarak görülmektedir. Bu nedenle, mahkemenin bu kuralı ihlal etmesi halinde, bu ihlalin sanığın savunmasını veya hükmün sonucunu etkileyip etkilemediği yönünde bir araştırma yapılmaksızın, karar usulden bozulur.