İadesi talep edilen bir yabancının, Türkiye'de Göç İdaresi'ne uluslararası koruma (sığınma) başvurusunda bulunması, 6706 sayılı Kanun kapsamındaki iade yargılaması sürecini nasıl etkiler? Ağır ceza mahkemesi, bu başvuru sonuçlanmadan iadeye karar verebilir mi?
Hayır, veremez. İadesi talep edilen kişinin uluslararası koruma başvurusunda bulunması, iade sürecini doğrudan etkiler ve durdurur. 6706 sayılı Kanun'un 12. maddesi bu konuyu düzenlemese de, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ve yerleşik Yargıtay içtihatları bu konuda nettir. Makalede atıf yapılan Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1692 E., 2016/3134 K. sayılı kararında, 'Uluslararası koruma talebinin reddine ilişkin idare mahkemesi nezdinde açılan davanın sonucunun beklenilmesi' gerektiği, aksi durumun bozma sebebi olduğu belirtilmiştir. Bu ilke, 'non-refoulement' (geri göndermeme) ilkesinin bir yansımasıdır. Kişinin sığınma talebinin altında yatan nedenler (zulüm görme tehlikesi vb.), iade edilip edilmeyeceği kararını temelden etkileyebilir. Bu nedenle, uluslararası koruma başvurusu ve buna ilişkin tüm idari ve yargısal süreçler kesin olarak sonuçlanmadan, iade yargılamasında iadenin kabulüne karar verilemez.