Bir sanık hakkında birden fazla suçtan (örneğin hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma) dava açılmış ve yargılama sırasında mahkeme, TCK'daki daha ağır nitelikli hallerin (örn. TCK m. 143 - gece vakti hırsızlık) uygulanma ihtimaline karşı sanığa ek savunma hakkı tanıdığında, bu ek savunma hakkının tanınmış olması CMK m. 176'daki iddianamenin tebliği usulüne aykırılıkları telafi eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288938

Hayır, telafi etmez. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E., 2018/196 K. sayılı kararı bu konuda nettir. Kararda, sanığa nitelikli haller için ek savunma hakkı tanınmış olsa dahi, başlangıçta iddianamenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve CMK m. 176/4'teki bir haftalık süreye riayet edilmemesi ayrı bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Ek savunma hakkı (CMK m. 226), yargılama sırasında ortaya çıkan ve iddianamede gösterilmeyen nitelikli haller için tanınan bir haktır. İddianamenin en başta usulüne uygun tebliğ edilmemesi ise, sanığın yargılandığı temel suçlamaları ve delilleri öğrenerek savunmasını hazırlama hakkının en baştan ihlalidir. Bu iki usuli güvence birbirinden farklıdır ve birinin varlığı diğerinin yokluğunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, mahkeme hem iddianamenin tebliği usulüne uymalı, hem de yargılama sırasında ortaya çıkan ağırlaştırıcı nedenler için ayrıca ek savunma hakkı tanımalıdır.