Göçmen kaçakçılığı suçunda 'müşterek faillik' (TCK m. 37) ile 'yardım etme' (TCK m. 39) arasındaki ayrım nasıl yapılır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1174 E. sayılı kararında, göçmenlerin belirli bir noktadan otobüse bindirilmesi için diğer sanıklarla koordineli hareket eden ve kendi aralarındaki iş bölümü çerçevesinde hareket eden sanığın iştirak durumu nasıl değerlendirilmiştir?
Müşterek faillik ile yardım etme arasındaki temel ayrım, kişinin suçun işlenişi üzerinde 'ortak hakimiyet' kurup kurmadığıdır. Müşterek faillik, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak bir hakimiyetin varlığını gerektirir. Yardım etme ise, fiil üzerinde hakimiyet kurmadan, suçun işlenmesini kolaylaştıran maddi veya manevi katkılarda bulunmaktır. YCGK'nın 2016/1174 E. sayılı kararında, sanığın, organizasyon içindeki rolü gereği göçmenlerin yol güzergahında belirlenen noktalardan alınmasını sağlamak için diğer sanıklarla koordineli hareket etmesi ve aralarındaki iş bölümüne uyması, eylem üzerinde 'ortak hakimiyet' kurduğunun bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Sanığın bu katkısı, sadece suçu kolaylaştıran ikincil bir yardım olarak değil, suçun işlenişine asli bir katkı olarak görülmüş ve bu nedenle TCK m. 37 kapsamında 'müşterek fail' olarak sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.