Ceza Genel Kurulu kararları ve AİHM içtihadı ışığında, mahkeme kararlarının gerekçeli olma yükümlülüğünün kapsamı ve ihlali halinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar nelerdir?
Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlar. Mahkemelerin davaya bakan mahkemelerin, tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi vardır. Kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutum, mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında 'ilgili ve yeterli bir yanıt' vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlâline neden olabilir (AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34, 35, 39; AİHM, Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/1174 E., 2019/378 K.).