CMK m. 176/3'e göre, tutuklu sanığa duruşma günü tebliğ edilirken bu işlem 'tutanak tutulmak suretiyle yapılır'. Bu tutanağın hukuki niteliği ve ispat gücü nedir? Tutanağın usulüne uygun düzenlenmemesinin sonuçları ne olur?
CMK m. 176/3 uyarınca düzenlenen bu tutanak, resmi bir belgedir ve içeriğinin doğruluğu aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir. Bu tutanağın hukuki niteliği ve ispat gücü, sanığın savunma hakkıyla ilgili temel güvencelerin yerine getirilip getirilmediğini göstermesidir. Tutanak, şu hususları ispat eder: 1) Duruşma gününün sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini. 2) Sanığa, duruşmada savunma için bir istemde bulunup bulunmayacağının sorulduğunu. 3) Sanığın bu soruya verdiği cevabı. 4) İşlemin yapıldığı tarihi ve hazır bulunan kişileri. Bu tutanağın usulüne uygun olarak düzenlenmemesi veya hiç düzenlenmemesi, sanığın duruşmaya çağrılmasına ilişkin yasal prosedürün ihlal edildiği anlamına gelir. Bu durum, CMK m. 176'ya aykırılık teşkil eder ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında sanığın savunma hakkının kısıtlandığı iddiasına temel oluşturabilir. Örneğin, sanık duruşmada bir tanık dinletmek istediğinde ve mahkeme bu talebi geç yapıldığı gerekçesiyle reddettiğinde, sanık, CMK m. 176/3 uyarınca kendisine bu hakkın sorulmadığını veya tutanağın usulsüz olduğunu ileri sürerek karara itiraz edebilir. Bu nedenle, bu tutanak, tutuklu sanığın savunma haklarının başlangıç aşamasında korunup korunmadığının en önemli delilidir.