HMK m. 331/1 uyarınca, davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderlerine hükmedilirken, davanın açıldığı tarihteki 'tarafların haklılık durumu' belirlenir. Bu belirleme, sadece hukuki sebeplere mi dayanır, yoksa tarafların dava dışı davranışları da (örneğin, ihtarnameye cevap vermemek) dikkate alınır mı?
Bu belirleme, sadece dava konusu hakkın varlığı veya yokluğuna ilişkin saf hukuki sebeplere değil, aynı zamanda tarafların dava açılmasına yol açan süreçteki davranışlarına da dayanır. Yani, mahkeme hem maddi hukuk açısından kimin haklı olduğunu hem de usul hukuku açısından kimin davanın açılmasına 'sebebiyet verdiğini' değerlendirir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/14923 E. sayılı kararı bu duruma iyi bir örnektir. Olayda, tapu kaydındaki yanlışlığın düzeltilmesi için açılan dava, yargılama sırasında idari yoldan düzeltme yapılmasıyla konusuz kalmıştır. Davalı, maddi hukuk açısından aslında hak sahibi değildi (yani tapu onun adına hatalı tescil edilmişti). Ancak daha da önemlisi, davacı idarenin düzeltme için gönderdiği ihtarnameye ve davete icabet etmemiş, bir başvuruda bulunmamıştır. Yargıtay, davalının bu 'davranışının' davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek, dava açıldığı anda haksız konumda olduğuna ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğine karar vermiştir. Bu, haklılık durumunun belirlenmesinde, tarafların dürüstlük kuralına uygun davranıp davranmadığı ve uyuşmazlığın dava dışı yollarla çözümüne katkı sağlayıp sağlamadığı gibi faktörlerin de dikkate alındığını göstermektedir.