Sanığın, Cumhurbaşkanı için kullandığı 'katil Yezit ve Çetesi' ifadesi, Yargıtay tarafından ifade özgürlüğü sınırları içinde mi, yoksa dışında mı kabul edilmiştir? Bu nitelemenin hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288552

Bu ifade, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/6928 E., 2017/4807 K. sayılı kararında incelenmiş ve açıkça ifade özgürlüğü sınırları 'dışında', 'hakaret' suçu kapsamında kabul edilmiştir. Bu nitelemenin hukuki gerekçeleri şunlardır: 1) Somut Suç İsnadı: 'Katil' ifadesi, bir değer yargısı veya eleştiri değil, kişiye TCK'da tanımlanan en ağır suçlardan birini (kasten öldürme) isnat etmektir. Bu tür ağır ve somut suç isnatları, ifade özgürlüğünün korumasından yararlanmaz. 2) Tarihsel ve Toplumsal Bağlamda Aşağılama: 'Yezit' ismi, İslam tarihinde ve Türk toplumunun kültürel hafızasında son derece olumsuz, zalimlik ve haksızlıkla özdeşleşmiş bir figürdür. Bir kişiye 'Yezit' demek, ona sadece olumsuz bir sıfat atfetmek değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal olarak en aşağılayıcı kabul edilen figürlerden biriyle özdeşleştirmektir. Bu durum, ifadenin onur, şeref ve saygınlığı ağır şekilde zedeleyici niteliğini pekiştirir. 3) Bağlam: İfadenin '...ve Çetesi' şeklinde tamamlanması, muhatabın sadece kendisinin değil, çevresindekilerin de bir suç örgütü (çete) oluşturduğu algısını yaratarak isnadın ağırlığını artırmaktadır. Yargıtay, bu tür 'kaba sövme' ve 'aşağılayıcı' nitelikteki somut isnatların, hiçbir şekilde siyasi eleştiri olarak kabul edilemeyeceğine ve doğrudan hakaret suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.