Bir ceza davasında, sanığın 'lehe olan hükümlerin uygulanması' yönündeki genel talebi, TCK m. 50 (kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi) ve TCK m. 62 (takdiri indirim) maddelerinin uygulanması talebini de kapsar mı? Mahkemenin bu talepler hakkında karar vermemesi veya gerekçesiz bırakması hukuka uygun mudur?
Evet, sanığın 'lehe olan hükümlerin uygulanması' yönündeki genel talebi, TCK m. 50 ve TCK m. 62 gibi sanık lehine sonuç doğurabilecek tüm yasal kurumların değerlendirilmesi talebini de kapsar. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/1434 E. sayılı kararında bu durum açıkça belirtilmiştir. Kararda, sanığın bu genel talebinin, TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim ve TCK m. 50 uyarınca cezanın seçenek tedbirlere çevrilmesi taleplerini de içerdiği kabul edilmiştir. Mahkemenin bu talepler hakkında olumlu ya da olumsuz, ancak mutlaka 'gerekçeli' bir karar vermesi zorunludur. CMK m. 230, mahkumiyet hükmünün gerekçesinde bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gösterilmesi gerektiğini amirdir. Mahkemenin, TCK m. 62'nin uygulanmamasını sanığın kişiliği veya yargılama sürecindeki olumsuz tutumları gibi somut gerekçelere dayandırması veya TCK m. 50'nin uygulanmamasını sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi veya yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumsuz bir kanaat oluşması gibi nedenlerle açıklaması gerekir. Bu talepler hakkında hiç karar vermemesi veya gerekçesiz olarak 'başka artırım ya da indirim sebebinin uygulanmasına yer olmadığına' şeklinde klişe bir ifadeyle reddetmesi, hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir.