Bir idari davada, idare mahkemesi tek bilirkişi raporuna dayanarak karar vermiş, ancak Danıştay temyiz incelemesinde 'alanlarında uzman üç bilirkişi tarafından hazırlanan bir raporun esas alınarak daha isabetli bir karar verilmesi gerektiği' gerekçesiyle kendisi yeniden bilirkişi incelemesi yapmıştır. Bu durum, İYUK m. 20'deki 're'sen araştırma' ilkesinin temyiz merciindeki bir yansıması olarak kabul edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288534

Evet, bu durum re'sen araştırma ilkesinin temyiz merciindeki bir yansıması olarak kabul edilebilir. Danıştay 8. Daire'nin 2017/759 E. sayılı kararında tam olarak bu durum gerçekleşmiştir. İdare mahkemesi, TUS sınavına ilişkin davada her bir soru için tek bir bilirkişiden rapor alarak karar vermiştir. Danıştay, 'tüm ülke çapında uygulanan sınav hakkında' verilen bir kararda, 'farklı görüşlere yer vermek ve objektif bir değerlendirme yapılmasını temin etmek amacıyla, alanlarında uzman üç bilirkişi tarafından hazırlanan bir raporun esas alınmasının daha isabetli olacağını' belirtmiştir. Bu gerekçeyle, ilk derece mahkemesinin delil toplama yöntemini yetersiz bulmuş ve uyuşmazlığı tam olarak aydınlatmak amacıyla, kendi bünyesinde üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeniden inceleme yapmıştır. Bu, İYUK m. 20'deki re'sen araştırma ilkesinin sadece ilk derece mahkemeleri için değil, temyiz incelemesi yapan Danıştay için de geçerli olduğunu ve Danıştay'ın maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli gördüğü delilleri (bu örnekte daha kapsamlı bir bilirkişi raporu) kendisinin de toplayabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Özellikle ivedi yargılama usulünde bu yetki daha da belirgindir (İYUK m. 20/A-2-i).