Göçmen kaçakçılığı suçunda (TCK m. 79), bir tır şoförünün, firmada çalışan abisinin ricasıyla, otobüse binecek yabancı uyruklu kişilerin pasaportlarını kontrol etmesi eylemi, suçun 'maddi menfaat elde etme maksadı' unsurunu karşılar mı? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazındaki bu yöndeki argümanı ve CGK'nın yaklaşımını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #288532

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2016/1174 E. sayılı dosyaya sunduğu itiraznamede, sanık Reşit As'ın eyleminin sadece abisine yardım etmekten ibaret olduğunu, tır şoförü olan sanığın bu işten ne şekilde 'maddi bir yarar elde etme maksadıyla' hareket ettiğinin dosyadan anlaşılamadığını, bu nedenle suçun manevi unsurunun oluşmadığını savunmuştur. Bu argüman, suçun oluşması için failin kişisel olarak veya dolaylı yoldan bir maddi çıkar beklentisi içinde olması gerektiği temeline dayanır. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK), bu argümanı kabul etmemiş ve sanığın mahkumiyetini onamıştır. CGK'nın yaklaşımı, suçun bir 'organizasyon' faaliyeti çerçevesinde işlendiği kabulüne dayanmaktadır. Böyle bir organizasyonda, her failin doğrudan para alması veya menfaat sağlaması şart değildir. Organizasyonun genel amacı maddi menfaat elde etmektir ve bu organizasyon içinde iş bölümü gereği bir rol üstlenen her kişi, örgütün bu genel maksadıyla hareket etmiş sayılır. Sanığın, inceleme dışı diğer sanıklarla yaptığı ve para meselelerinin konuşulduğu telefon görüşmeleri, onun da bu organizasyonun maddi menfaat amacından haberdar olduğunu ve bu kapsamda hareket ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, sanığın bizzat eline para geçmemiş olsa bile, maddi menfaat elde etme amacıyla hareket eden bir suç örgütlenmesi içinde bilerek ve isteyerek görev alması, suçun manevi unsurunun oluşması için yeterli görülmüştür.