CMK m. 176/4'e aykırı olarak, iddianame tebliğ edilmeden veya bir haftalık süreye uyulmadan sanığın sorgusunun yapıldığı bir davada, sanık beraat ederse, bu usuli hata katılan veya Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilebilir mi? Bu durumda bozma kararı verilebilir mi?
Evet, bu usuli hata katılan veya Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edilebilir ve bu durum bozma kararı verilmesine neden olabilir. CMK m. 176/4 ve m. 190/2'deki kurallar, sadece sanığı koruyan değil, aynı zamanda yargılamanın adil ve usulüne uygun yürütülmesini sağlayan 'kamu düzenine ilişkin' kurallardır. Adil yargılanma hakkı, sadece sanığa değil, davanın tüm taraflarına aittir. Sanığın savunma hakkının usulüne uygun olarak kullanılmadığı bir yargılama, eksik ve sakat bir yargılamadır. Bu sakatlık, beraat kararı verilse bile yargılamanın kendisini hukuka aykırı kılar. Katılan veya Cumhuriyet Savcısı, yargılamanın usulüne uygun yapılmadığı, sanığın savunmasının yasanın aradığı güvenceler sağlanmadan alındığı ve bu durumun maddi gerçeğe ulaşmayı engellemiş olabileceği gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunabilir. Yargıtay, savunma hakkının kısıtlanmasını mutlak bir bozma nedeni olarak gördüğü için, hüküm sanık lehine (beraat) dahi olsa, yargılamanın usulüne uygun olarak yeniden yapılması için kararı bozabilir. Bu, usul kurallarının, davanın sonucundan bağımsız olarak, yargılamanın meşruiyeti için ne kadar önemli olduğunu gösterir.