İYUK m. 20/A (ivedi yargılama) ve m. 20/B (sınav davaları) kapsamında açılan bir davada, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi süreci nasıl işler ve bu durum ivedi yargılama usulünün 'hız' prensibini nasıl etkiler?
İYUK m. 20/A ve m. 20/B'de görevsizlik durumuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, genel hüküm olan İYUK m. 15/1-a ve HMK m. 20'nin kıyasen uygulanması gerekir. Süreç şu şekilde işler: 1) Mahkeme, görevsiz olduğuna karar verir. Bu karar, nihai bir karar olduğu için ivedi yargılama usulü uyarınca 15 gün (m. 20/A) veya 5 gün (m. 20/B) içinde temyiz edilebilir. 2) Karar, temyiz edilmeyerek veya temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleşirse, taraflardan herhangi biri, kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, görevsizlik kararını veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini isteyebilir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Bu süreç, ivedi yargılama usulünün 'hız' prensibini önemli ölçüde sekteye uğratır. Zira, görevsizlik kararının verilmesi, temyiz edilmesi ve kesinleşmesi, ardından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi ve orada yeniden bir esasa kaydedilmesi aylarca sürebilir. Bu durum, kanun koyucunun bu özel usulleri getirirken öngördüğü 1-2 aylık toplam yargılama sürelerinin çok üzerine çıkılmasına neden olur. Bu, kanunun ruhuna aykırı bir sonuç doğursa da, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde başka bir usulün uygulanması mümkün değildir. Bu durum, ivedi yargılama usulüne tabi davaların görevli mahkemede açılmasının ne kadar kritik olduğunu göstermektedir.