6706 sayılı Kanun'un 5. maddesi, kanunda hüküm bulunmayan hallerde CMK hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir. Bu atıf, iade yargılamasında 'tanık dinletme', 'bilirkişiye başvurma' veya 'keşif yapma' gibi delil toplama yöntemlerinin kullanılmasına olanak tanır mı?
Evet, 6706 sayılı Kanun m. 5'teki bu atıf, iade yargılamasını yapan Ağır Ceza Mahkemesi'ne, CMK'da düzenlenen delil toplama yöntemlerini kullanma olanağı tanır. Ancak bu yetkinin kullanımı, iade yargılamasının özel niteliği ile sınırlıdır. Mahkemenin amacı, iadesi istenen kişinin suçu işleyip işlemediğini (yani davanın esasını) araştırmak değildir. Bu nedenle, bu delil toplama yöntemleri, suçun esasına yönelik değil, iade şartlarının var olup olmadığını tespit etmeye yönelik olarak kullanılabilir. Örneğin: 1) Tanık Dinletme: Mahkeme, iade talebinin siyasi bir amaç taşıdığı iddiasını araştırmak veya iadesi istenen kişinin Türk vatandaşı olup olmadığını tespit etmek için tanık dinleyebilir. 2) Bilirkişiye Başvurma: Mahkeme, iadeye konu fiilin Türk hukukuna göre zamanaşımına uğrayıp uğramadığını, yabancı hukuka göre cezanın infaz süresinin ne kadar kaldığını veya iadeye dayanak belgelerin sahte olup olmadığını tespit etmek için bilirkişiye başvurabilir. 3) Keşif Yapma: Bu yöntem daha nadir olmakla birlikte, örneğin iadeye konu fiilin Türkiye'de işlendiği iddiası varsa, olayın geçtiği yerde keşif yapılması teorik olarak mümkündür. Özetle, CMK'daki delil toplama yöntemleri, iadenin esasına değil, 6706 sayılı Kanun'da belirtilen iade koşullarının denetlenmesine hizmet ettiği ölçüde kullanılabilir.